Merkez||Kalıplar Bizi Sınırlıyor||Hizmet Şahıslarla Yürür||Beyin Yorulmaz mı?||Altşuurun İkna Edilmesi||Dünya-İnsan Kovalamacası||Kazanmanın Anahtarı Şükürdür||Şefkat Nedir?||Hedefinizi Nasıl Tanımlarsınız?||Hedefe Kilitlenmenin Yolu||Şuuraltının Şimdi Zamanı||Erdoğan Özdemir Tezkeresini Aldı||İki Düğün ve Üç Ölüm||Hayatın Israfı:Tembellik
Bazı insanlar “Hizmet şahıslarla kaim değildir” diyerek fani şahısların göçüp gitmesinin önemli hizmetlerin devamına zarar vermeyeceğini söylemek isterler.
Bediuzzaman “Baki hakikatler fani şahıslar üzerine bina edilmez” derken şahs-ı manevi asrı olan ahir zamanda birlikte kenetlenmişliğin ve aktifliğin kaynağının ilelebet tek ve aynı şahıs olamayacağını ve böyle bir şahıs dahi de olsa sahsı manevi karşısında mağlup düşeceğini anlatmak ister. Yoksa davasına gönül vermiş keyfiyetli, yetişkin aktif insanlar gerektiğinde ayaklarının altına omuz verilmesi , dikkatle ve titizlikle korunması gereken insanlardır.
Şefkatli Üstad bir yandan prensiplere, anlamlara nazarları çekerken öte yandan çevresinde halkalaşanlara güneş olmuştur. Güneşin kendi etrafında dönüşüyledir ki etrafındaki gezegenler hem kendisine bağlı tutulur hem de birbirleriyle uyumlu bir konumda dönerler.
Bediuzzaman’ın etrafında yüzlerce meslek ve meşrep mensubu insan vardı. Engin şefkati ve ihlası kendisine savaş ilan eden halkalardan bile davasına sayısız dost kazandırmıştır. Şefkatini o kadar engin tutmuştur ki bilhassa iman hizmetini temellendirdiği dönemlerde sarhoşlardan bile çekinmemiş; tatlı sözünü ve sıcak bağrını ruhları eritircesine samimi bir incelikle ulaştırmıştır.
Hiç bir insan kolay yetişmez. İman hizmetine bir tek tuğla ile bile olsa destek verenleri bütün ruhumuzla sevmemiz gerekirken kim olursak olalım bu konuda göstereceğimiz küçük bir tekebbür ve sevgisizlik Allah’ın rahmetini üzerimizden çekip atar.
Nefsinin esaretine düşenin nefsi ezilir. Sevmeyeni sevmez Rabbimiz. “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
Evet baki hakikatler fani şahıslara bina edilmez şüphesiz. Baki bir dava yerine isimlerini geçirmek isteyenlere Allah’ın cevabı ulaşır. İsmini baki bir davayı feda ederek ebedileştirenlerin ve baki dava ile birlikle yazdıranların durumu farklıdır. Davalar şahıslarla yürür. Çünkü hakikat güneş gibi parlamaya devam ettiği yerde hakikati omuzlayanlar kabuğuna çekildiğinde, şahıslar ihlaslarını yitirdiğinde hakikatte kabuğuna çekilir, ihlasını yitirir.
Birbirimize kenetlenmek zorundayız. Kardeşinin başarısından şeref duyan kulunu bu zor duyguyu yakaladığı için daha büyük bir şerefle nurlandırır Rabbimiz...
Eğer ruhumuzdan dünyaya açılan menfezlerin kapatılması için çırpınmazsak; bizim de ruhumuz, kurtulmaları için çırpındığımızı sandığımız dünya sevdalılarının refah arzularının benzerleriyle dolarsa; bırakın Hıristiyan ruhanileri, bütün şerefimizi çok özel dairemizdeki can/kan/iman kardeşlerimiz için fedaya hazır değilsek; Allah için attığını sandığımız kalbimiz çoğu akşamları hüngür hüngür ağlamazsa; vicdanımız ve aklımızın doğru olarak hissettiği ve düşündüğünü Allah’tan başkalarından utanarak, çekinerek gizli tutarsak rahmet elini üzerimizden çeker.
Rahmet-i İlahiyenin yetiştirdiği kahraman müminler çoktur. Hesaplarını her gece Allah ile baş başa kalıp kontrol etmeyenler hesap günü geldiğinde büyük bir şaşkınlığa ve mahcupluğa uğrarlar. Biz böyle olmaya layık değiliz ve inşallah olmayacağız.
©Yüksek Yetenek Muhammed Bozdağ 1999